Ankara, tarihi boyunca çeşitli mimari tarzların etkisi altında şekillenmiş bir şehirdir. Özellikle 20. yüzyılın başlarında, Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte kente yeni bir mimari kimlik kazandırılmıştır. Bu dönemde, geleneksel Osmanlı unsurlarının yanı sıra modernist yaklaşımlar da ön plana çıkarak, şehrin siluetini zenginleştirmiştir. Ankara'nın mimari evrimi, hem kültürel hem de politik değişimlerin bir yansıması olarak, önemli yapılarla doludur.
Ankara'nın Erken Cumhuriyet Dönemi Mimarisi, 1920'li ve 30'lu yıllarda iki ana akım çerçevesinde şekillenmiştir: Birinci Ulusal Mimarlık Akımı ve modernizm.
Birinci Ulusal Mimarlık Akımı, Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde gelişmeye başlayan milliyetçilik akımının etkisiyle ortaya çıkmıştır. Bu akımın örnekleri arasında, Giulio Mongeri'nin tasarladığı Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü Binası, Osmanlı Bankası ve Türkiye İş Bankası binaları yer alır.
Modernizm ise, dönemin yabancı mimarları tarafından getirilen Avrupa'daki modern mimari akımlarından etkilenmiştir. Bu dönemde çalışan önemli mimarlar arasında Clemens Holzmeister, Ernst Egli ve Bruno Taut bulunmaktadır. Holzmeister, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi gibi anıtsal yapılara imza atmıştır.
Diğer önemli Erken Cumhuriyet Dönemi yapıları arasında, Seyfi Arkan'ın tasarladığı Florya Atatürk Deniz Köşkü ve Theodor Jost ile Robert Oerley'in tasarladığı Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü bulunmaktadır.
SON YAZILAR